2007-2008 Eğitim ve Öğretim yılı I. Yarıyıl sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu tatille beraber çocuklarımızın akademik başarılarını gözleme, değerlendirme ve geliştirme fırsatı doğmuş olacaktır.
Anne babalar olarak hepimiz çocuklarımızdan olumlu davranışlar göstermelerini ve okulda başarılı olmalarını bekleriz. Başarılı oldukları durumlarda gururlanır, başarısız olduğu durumlarda da üzülürüz. Eğer çocuğumuz başarısız bir karne getirmişse olumsuz tepkiler vermeden çocuğun başarısızlık nedenleri üzerinde duralım. Çocuğumuza kesinlikle sözlü veya fiziksel şiddet kullanmayalım. Bu tür tutumlar çocukta başarıyı arttırmayacağı gibi kişiliğinde ve benliğinde tamiri güç psikolojik problemlere yol açabilir. Burada düşünülmesi gereken başarısızlık değil, çocuğu başarısızlığa iten nedenler olmalıdır. Bu nedenleri ortadan kaldırmadıkça başarı için zorlamanın bir anlamı yoktur.
Fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal ve ailevi sorunu olmayan bir bireyin başarısız olması için bir neden yoktur. Eğer başarısızlık varsa, bireyin bu durumlarda bir ya da birkaç problemi olduğu düşünülmelidir. Anne babalar olarak çocuğumuzun her tür problem yaşadığını tespit ederek çözüm yolu aramalıyız.
Çocuğunuzu kesinlikle başarısız ve tembel olarak etiketlemeyin. Bu şekilde çocuk kendini tembel ve başarısız olarak kabullenip, başarılı olmak için hiçbir çaba sarf etmeyecektir.
Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın çünkü her çocuğun kişiliği, yetenekleri ve özellikleri birbirinden farklıdır. Kıyaslayarak ve aşağılayarak başarıyı artıramazsınız. Aksine çocuğun kendini değersiz ve işe yaramaz olarak değerlendirmesine neden olursunuz.
Çocuğunuzun sürekli olarak başarısız yönlerini görüp eleştirmek yerine, başarılı olduğu alanlarını da görüp takdir edin. En başarısız görünen çocukta bile takdir edilecek yönlerin bulunacağını unutmayın. Çocuk bu şekilde başarı için daha çok hırslanır.
Karne her şey demek değildir, karnedeki notlar değişebilir, fakat çocuğunuzun kişiliğinde açacağı yaralar onun tüm hayatını olumsuz yönde etkiler.
Çocuklarımıza vereceğimiz mesajlar ve destekleyici tavırlarla çocuğun hem kendini güvenli ve değerli hissetmesini, hem de tatilini daha huzurlu ve verimli geçirmesini sağlayabiliriz.
Unutmayalım ki bu tatillerde dinlenmek ve eğlenmek her çocuğun en doğal hakkıdır. Tatilin dinlenme ihtiyacına yönelik verildiği göz ardı edilmemeli, çocuğunuzun dinlenebilmesi için gerekli fırsatı vermelisiniz.
Yarıyıl tatili vesilesi ile tüm anne babaları selamlıyor, 11/02/2008 tarihinde başlayacak olan 2. Yarıyılda çocuklarımızın geleceği için okul idareleri ile öğrenci velileri arasındaki diyalogun daha sıkı bir şekilde pekiştirilmesi gerekmektedir.
Öğrencilerimizin sevgi ve hoşgörü ortamında, sağlık ve mutluluk içerisinde başarılı dönemler geçirmesini gönülden diliyor, onları bağrımıza basıyoruz.
Öğrencilerimizin her yönü ile yetiştirilmesinde emeği geçen tüm idareci, öğretmen, personel ve öğrenci velilerimizi kutluyorum.
|